• Eğitim Koçunuz

BİR BAŞARI HİKAYESİ

YKS de Nasıl Başarılı Oldum?

2019 YKS’ye girmiş bir öğrenci olarak kısaca bu yolculuğu sizinle paylaşmak istiyorum.

Her öğrenci gibi ilkokul ve ortaokulu okudum. Çalışkan ve düzenli bir öğrencilik hayatım oldu. Başarılarım daimdi. Düzenli ve çalışmayı seven bir yapıya sahip olduğum için okul hayatı beni zorlamıyordu. Ortaokulu bitirdikten sonra liseyi açıktan okuma kararı aldım. Dört sene boyunca Arap dili ve hafızlık eğitimi aldım, tamamladım.

Liseyi bitirmeme bir sene kala üniversite sınavına girmeye karar verdim. Başlarda açıktan okumak niyetiyle sınava girmeyi hedefliyordum. Çevremle istişareler sonucunda “örgün mü okumalıyım?” fikri aklıma girdi. Benim için yeni bir karardı. Daha önce hayallerim üniversite üzerine kurulu değildi çünkü. Bu fikri sindirmem zaman aldı. Evde çalışmaya başlama kararı aldım. Ama nereden başlayacağımı bilmiyordum. Bir yakınımızdan Selçuklu Halk Eğitimi Merkezi’nde verilen Destekleme ve Yetiştirme Kurslarının olduğunu duydum. Her ne kadar istemesem de evde yapamayacağımı anlayınca başlamaya karar verdim. Dört senelik açığı kapatmanın mümkün olmayacağını ve oradaki arkadaşlarımın başarısı karşısında umutsuzluğa kapılacağımı düşündüm. Nasıl çalışacağım, nerden başlayacağım, ne yapmam gerekiyor soruları ve üniversite sınav sistemi hakkında dahi bir bilgimin olmaması beni buraya gitmekte ikna etti. Çalışmak, yabancı kaldığım bir kavram değildi ama derslere epey yabancı kalmıştım.

Dört senelik aranın vermiş olduğu soğukluğu yenmek hayli zor oldu. Umutsuz bir şekilde kursa başladım. İlk seviye belirleme sınavında son sınıfa düşeceğimi düşünürken 2. Sınıfa düştüm. Bu biraz umutlanmama sebep oldu. Dersler işlenmeye başladı. Adaptasyon sorunu yaşadım. Herkesin her şeyi bildiği benim ise hiçbir şeyi bilmediğim hissi daha da zor adapte olmama neden oldu. Hocalarımızın rehberliğiyle zamanla bunu aştım. Dersler ince ayrıntılarıyla ve büyük bir titizlikle işleniyordu. İkinci kez deneme sınavına girdiğimde 1. Sınıfa yükselmeyi başardım. Tesadüfi bir başarı olduğunu sansam da zamanla öyle olmadığını gördüm. Düzenli olarak çalışmalarıma devam ettim. Çok çalıştığım halde ilerleyemediğimi zannettiğim dönemler oldu bu dönemi hocalarımızın motivasyon konuşmalarıyla pes etmeden atlattım. Yaklaşık 9-10 ay süren uzun bir dönem olduğu için her gün aynı iştiyakta olmak mümkün olmuyor. Bazen çok bunaldığımda daha az ders çalışıp sevdiğim şeyleri yaptım. Bunun da beni motive ettiğini düşünüyorum.

Önemli olanın az da olsa sürekli ve verimli çalışmak olduğunu kavradığımda aslında o kadar da zor bir süreç olmadığını gördüm. En iyi yaptığın derse odaklanmanın değil de yapamadığın dersi yapmaya çalışmak ve sonuç almak başarıyı derinden hissediyor insana. Tabi ki kaliteli yol göstericilerin olması da çok önemli. Başta İsa Tokmak hocamız olmak üzere tüm Selçuklu DYK hoca kadrosunun bu konudaki çabasının başarımdaki payı büyük. Hepsine teşekkürü borç bilirim. Başlangıçta “her hangi bir yer gelsin yeter ki” derken süreç içerisinde hedefim büyüdü. Sonuç olarak bugün İstanbul Üniversitesi İlahiyat Bölümünü kazandım. Kimseye itiraf edemediğim ama gönlümde yatan hedefe ulaştım. “Başlamak bitirmenin yarısıdır" diye bir söz vardı. İlk adımı attığım gün tüm bu süreçlerden daha zordu. Ama şunu anladım ki insan inandığında, gönülden istediğinde ve azmettiğinde hiç bir şey imkânsız değil.

Azade Meryem TORUN

0 görüntüleme

Copyright © 2018 | İsa TOKMAK-Tüm hakkı saklıdır.

  • Facebook
  • Twitter
  • YouTube
  • Instagram